Boşluğunu Soluduğum Hayat

reklam

Boşluğunu Soluduğum Hayat Şiiri

Zamanın içinde hayat
Hayatın içinde ben
Ve us’umda bir çocuk,
Gülümseyen yüzle
Şaşkın.
Kendini arıyor/kendi içinde
Ama bulamıyor.
Ah zaman, ah!
Acımasız girdap
Anaforlarda sürüklenen hayat
Ve serseri rüzgârlara tutulmuş ben,
Üçgeninin tam ortasında
Rotasız.
Hep üç ihtimal duruyor önünde
Seçeneksiz.
Hâlâ çözemediğin ihtimaller
Kendinle kavgalarına dönüşecek
Kaybolacaksın seçeneklerinde hayatın,
Hiç biri sana dair değil.
Dönsen hayata
Canın yanacak dikenli yollarda
Sırtına sırtlanıp sorumlulukları,
Daha baharı bilemeden
Avuç içlerine sonbahar dolacak.
Yaşayacaksın bir şekilde
Kendini ve hayatı tanımlayamadan
Kabullenerek hayatı.
Tutsan zamanın ucundan,
Eriteceksin gülümsemeleri
Yenileceksin o acımasızlığında.
Alıp geçmişten,
Yaşamadan şimdileri fırlatarak
Çağ atlayacaksın,
Beyaz ölümün kucağına.
Aşamayacaksın hayatı ve zamanı,
İntiharlara gebe kalacak gözlerin.
Giyotine başını koyacaksın belki de,
Kabullenmeyerek hayatı.
Sen durursan zaman yürürse
Ölüyordun,
Sen yürürsen zaman durursa,
Deliriyordun
Zaman akıp gitse ölüm,
Zaman dursa
Sen koşsan doludizgin delilik.
Neresinde kalırdı bu üçgenin?
Us’umdaki çocuk yürüyordu.
Zaman/hayat/kendi açmazında
Yenildiğin an, işte o an,
Kabullenemeyerek hayatı.
Çözmeye çalışıyordun üç ihtimali
Kaçınılmaz.
Ve zaman duruyordu
Sen yürüyordun,
Belki de
Deliriyordun.

Serkan Erarslan

Bir önceki yazımda « makalem ilgini çekebilir. Okumanı tavsiye ederim.

21

yok

BENZER KONULAR

YORUMLAR



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?