Tutuklum Sohbet
SPONSOR


Abdullah Cevdet Kimdir


Abdullah Cevdet Kimdir

Abdullah Cevdet Kimdir

Abdullah Cevdet Biyografisi

Bu sırada İslam düşmanı ve müsteşrik Dozy’nin eseri Essai Sur l’histoire de l’İslamisme adlı kitabını Tarih-i İslamiyet adıyla tercüme etti. Bu kitapta Peygamberimize karşı saygısız ifadeler kullandığı için dindar insanların samimi duygularını rencide etti. Bu yüzden pek çok kimse tarafından, kendi yanlış fikirlerinden başkasını kabul etmeyen, Allah düşmanı manasında “Adüvvullah Cevdet” diye anıldı. Bozuk fikirlerine, zamanın hakiki alimleri tarafından cevaplar verildi.
Talebeyken 1889’da tıbbiyeli arkadaşlarıyla sonradan İttihad ve Terakki Cemiyeti adını alacak olan İttihad-ı Osmani adlı gizli cemiyeti kurdu. Siyasi faaliyetleri sebebiyle birçok defa tutuklandı. 1894’te Mekteb-i Tıbbiye’den mezun oldu. Haydarpaşa Hastanesi’nde vazife aldı. Geçici olarak Diyarbakır’a vazifeli gönderildi. Orada İttihad-ı Osmani Cemiyeti’ne Ziya Gökalp gibi pek çok kimseyi üye kaydetti. İstanbul’a döndükten sonra, siyasi faaliyetlere devam etmesi sebebiyle tutuklandı. 1896’da Bakanlar Kurulu kararıyla Trablusgarb’a sürüldü. Burada da siyasi faaliyetlere devam etti.
9 Eylül 1869 tarihinde Arapkir’de doğdu. Babası Diyarbekir Birinci Tabur Katibi Ömer Vasfi Efendi’dir. İlk tahsilini Arapkir’de ve Hozat’ta yaptıktan sonra Mamüretü’l-Aziz (Elazığ) Askeri Rüşdiyesi’ni bitirdi. Kuleli Askeri Tıbbiye İdadisi’nden de mezun olduktan sonra Mekteb-i Tıbbiyeye girdi.
Mizan ve Meşveret adlı dergilere imzasız ve “Bir Kürt” takma adıyla yazılar gönderdi. Fizan’a sürüldü ise de oradan Tunus’a kaçtı. Paris’e geçip, Jön Türklere katıldı. 1897’de Cenevre’ye giderek, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin merkez komitesinde yer aldı. Çeşitli gazete ve dergilerde takma adla yazılar yazdı. 1899’da Viyana sefareti tabipliğine tayin edildi. 1903’te tekrar Cenevre’ye giderek bir matbaa kurdu ve İctihad Mecmuası’nı çıkarmaya başladı. 1904’te Osmanlı İttihad ve İnkılap Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı. Çeşitli gazete ve dergilerde yazdığı yazılarda, Sultan İkinci Abdülhamid Han ve diğer hükumet erkanı hakkında çirkin ifadeler kullandı. 20 Ekim 1904’te İsviçre’den sınır dışı edilince, İctihad Dergisi ve kütüphanesini Mısır’a naklederek bölücü ve yıkıcı faaliyetlerine devam etti. Şura-yı Osmani Cemiyeti’nin idaresinde vazife aldı.





Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

SPONSOR